http://www.vipdukkan.com/
RSS    |    Ana sayfam yap    |    Favorilere ekle
 
Eğitim « Önceki | Sonraki » |      ANA SAYFA


Paylaş :


Bu konular da ilginizi çekebilir:



Lise ve dershaneye giden her öğrencinin biricik hayalidir bir üniversiteye yerleşip geleceğini şekillendirmeye yönelik adımlarını biraz daha büyük atabilmek ve her öğrenci ailesinin ortak isteğidir bu üniversitelerin daha güzel veya en güzel olması.

Sponsorlu Bağlantılar
Üniversitelerin kalitesi ise bulundukları şehrin büyüklüğü ile doğru orantılı olarak algılanır ki, buna göre daha küçük ve yoksul yerlerde okuyan öğrenciler için İstanbul gibi bir metropolde okumak ayrıcalıktır.
Peki toplumun geneline sirayet etmiş bu düşüncenin haklılık payı ne kadardır? Ülkemizin doğusundan gelmiş, İstanbul’un değişik üniversitelerinde okuyan Kocamustafapaşa’da bir yurtta barınan Kürt arkadaşlarımızla İstanbul’da karşılaştıkları zorluklar ve üniversitelerde Kürt kimliğini taşımanın getirdiği etkiler üzerine bir röportaj yaptık.
Yıldız Teknik Üniversitesi’nde okuyan arkadaşımız Bargıran, Mardin’den gelmiş.’’Doğu’da yetişen gençlerimizin en büyük hayalidir İstanbul’da okumak. Biz hayalimize kavuştuk. Deniz görmüş Kürt olduk. Hayal ettiklerimize ise asla kavuşamadık.’’ diyor ve bunu iki sebebe bağlıyor: maddi sorunlar ve kültür uyuşmazlığı ile kimlik inkarı ki bunlar varken İstanbul’da okumanın bir anlamının olmadığını söylüyor. Bargıran ile yaptığım röportajda benim aklımda kalan ise onun adı oluyor. Kürtçe’de “yükü ağır” anlamına geliyor.
Marmara Üniversitesi’nde okuyan Adil Alkış’a sorduğumuzda ise, üniversitesindeki öğrencilerin Kürtler hakkındaki önyargılarından şikayetçi oluyor ve kendisine bölücü gözüyle bakıldığını söylüyor. Düşündüğü İstanbul’u bulamadığı için hayal kırıklığına uğrayan Adil, İstanbul’da okumak hakkında ise ‘’Paran olduğu zaman itibar görüyorsun. Kürt olduğunu da inkar edersen paşalar gibi okursun’’ diyor. Ama kendi kültürünü yaşatmak için dilini inkar etmeyeceğini söylüyor.
İstanbul Teknik Üniversitesi’nde okuyan Emrah, Van’dan gelmiş. Söylediklerini değiştirmeden yazıyorum. ‘’Hiçbir şey dışarıdan göründüğü kadar güzel değildir. İstanbul da buna dahil. Bir öğrenci okula gidebilmek için pasosunun demirini satmak zorunda kalmamalı. Kız arkadaşıyla bir kafede otururken “param yetecek mi” diye kendisini rahatsız hissetmemeli. Öğrenciler biraz daha rahat barı-nabilmeli. Her hafta 50 YTL’ye malzeme alamıyor diye zayıf almamalı. Okul kantininde bir hamburger 2.75 YTL olmamalı. Sınır ötesi veya berisi operasyonlarının çözüm olmadığı anlaşılmalı. Kürt sorununun çözümüne yönelik talepler var. Bunun için somut adımlar atılmalı ve öğrenciler bu olaya müdahale etmeli. Tüm öğrenciler geleceğin kendi ellerinde şekilleneceğini bilmeli.’’ diyor.
İstanbul Üniversitesi’nde okuyan Abdullah ise sınıfın ortasında tüm Kürtlerin terörist ilan edilebileceği bir okulda okumaktan üzüntü duyduğunu söylüyor. Otobüste giderken renginden ve aksanından dolayı insanların bakışlarının üzerinde yoğunlaşmasından rahatsız olduğunu ve önyargılar yüzünden bu toplumun bu hale geldiğini söylüyor. Diyarbakır’da sefalet içinde yaşayan ailesini, buradaki insanlarla kıyasladığında aradaki uçurumu gördüğünü ve bu uçurumun kapanmasının imkansızlığa doğru gittiğini söylüyor. ‘’Keşke insanlar birbirlerini gerçek anlamda dinleyip, birbirlerine yardımcı olmayı denese’’ diyor.
Yurtta görüştüğümüz diğer arkadaşların da sorunları hemen hemen aynı. Çoğu maddi sıkıntıların ve Kürt kimliğine sahip olup onu savunmanın İstanbul’da okumayı değersizleştirdiği konusunda hemfikir.
Şüphesiz maddi ve manevi açıdan insanın kendisini ezik hissetmesi, onu umutsuzluğa düşüren bir etkendir. Ama bu arkadaşlarımızda tekrar gördük ki, sorunlar üzerinden kendimizi geliştirebilir ve sorunların çözümü konusunda teoriler üretebiliriz. Kaldıkları yurtta dayanışma, birarada yaşamanın getirdiği mutluluk, kendi dillerine ve kültürlerine karşı kimsenin tepki vermediği bir ortamın olması, kendini özgürce ifade edebilme rahatlığı bu öğrencilerin sorunlara gerçek anlamda inip tartışabildiği bir ortam yaratmış. Kürt sorununun çözümünün ‘özde’ demokraside olduğunun ve bu sorunun çözülmemesi durumunda ülkenin gelişime ve değişime açılamayacağını söylüyorlar. Tek sorunları öğrenci yurdunda yaşadıkları ortamın dışarıda kabul görmemesi ve aynı zamanda eleştiriliyor olması. Biz de toplumumuzun geneline sinmiş önyargıların artık değişmesi gerektiğini düşünüyoruz ve bunun ancak gençliğin katılımıyla mümkün olacağını biliyoruz.



En ünlü markalar %90’a varan indirimlerle Trendyol.com’da!

    Yayın Tarihi: Cumartesi, Ocak 26, 2008, 0:24

Etiketler :

Aşağıdaki alandan konuya yorum yapabilirsiniz





(Lütfen argo kelimeler kullanmayınız ve küfür içeren cümleler kurmayınız. Aksi taktirde yorumunuz yayınlanmayacaktır.)

*

 
http://www.markafoni.com

Kardan imam ve Cemaat ile Cenaze Töreni

Kardan imam ve Cemaat ile Cenaze Töreni Kardan imam ve Cemaat ile Cenaze Töreni

Mesude Tiyatro Oyunu Yaklaştıkça Striptiz Görüntüleri izle

Mesude Tiyatro Oyunu Yaklaştıkça Striptiz Görüntüleri izle Mesude Tiyatro Oyunu Yaklaştıkça Striptiz Görüntüleri izle

Sarhoş Olmanın Sonuçları

Sarhoş Olmanın Sonuçları Sarhoş Olmanın Sonuçları

Mehmetçik Dam Üstünde – Namaz Kılan 48 Asker Twitter Resmi

Mehmetçik Dam Üstünde – Namaz Kılan 48 Asker Twitter Resmi Mehmetçik Dam Üstünde - Namaz Kılan 48 Asker Twitter Resmi

Türk Telekom Arena Aslantepe Stadı Wallpaper – HD Duvar Kağıtları

Türk Telekom Arena Aslantepe Stadı Wallpaper – HD Duvar Kağıtları Türk Telekom Arena Aslantepe Stadı Wallpaper - HD Duvar Kağıtları

Gizlilik Politikası  |  HAKKINDA  |  İLETİŞİM  |  
   
Theme Edited By PCKO
Copyright © 2008 - Tr-PortaL.NET. Her Hakkı Saklıdır.